Geri Bildirim Amacı Nedir? Toplumsal Bir Bakış Hepimiz, hayatımızın bir noktasında geri bildirim almış ya da vermişizdir. Bu, iş yerinde bir yöneticimizden, okulda bir öğretmenden veya kişisel ilişkilerde yakınlarımızdan gelen bir değerlendirme olabilir. Geri bildirim, genellikle bir kişinin davranışlarını değerlendirmek ve bu davranışları iyileştirmek için verilen bir tür sosyal sinyaldir. Ancak bu basit tanımın ötesinde, geri bildirim bir toplumsal süreçtir ve toplumsal yapılar, normlar ve güç ilişkileriyle şekillenir. Toplumsal adalet, eşitsizlik, cinsiyet rolleri gibi kavramlarla etkileşime giren bu süreç, sadece bireylerin gelişimini değil, aynı zamanda toplumsal yapıları ve ilişkileri de dönüştürebilir. Geri bildirim, yalnızca bireysel bir gelişim aracı olarak değil,…
Yorum BırakGünün Notları Yazılar
Gerekçe Hakkı: Öğrenme, Adalet ve Pedagojinin Gücü Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir öğrencinin eğitimi, yalnızca bilgiyle donanması değil, aynı zamanda kendi düşünce sistemini, değerlerini ve dünya görüşünü şekillendirmesiyle de ilgilidir. Eğitim, sadece okuma yazma öğretmekle kalmaz; bireyi topluma hazırlamak, düşünme becerilerini geliştirmek ve insani potansiyelini en üst düzeye çıkarmak gibi bir misyonu da vardır. Bu nedenle, eğitimdeki en temel öğelerden biri, öğrenmenin dönüştürücü gücüdür. Öğrenme, bireyi sadece bilgiye ulaştırmakla kalmaz, onu anlamlı bir şekilde sorgulamaya, eleştirel düşünmeye ve kendi doğrularını oluşturmasına yönlendirir. Ancak, eğitimde adaletin ve eşitliğin sağlanması için bazı temel haklar da bulunur. Gerekçe hakkı, öğrencilere verilen her kararın,…
Yorum BırakGerdan Sakatat mı? Günümüzde toplumlar, devletlerin ve iktidarların gücünü nerede ve nasıl uyguladığını sorgulamaktadır. Siyaset bilimci olmasak da, bu güç ilişkilerinin nasıl işlediğini kavrayarak, toplumların içsel yapılarının nasıl evrildiğini anlamaya çalışabiliriz. Ancak, siyasal güç, sadece bir devletin fiziksel varlığı ve yönetim biçimi ile sınırlı değildir; aynı zamanda ideolojiler, kurumlar ve yurttaşlık gibi kavramlarla da sıkı bir şekilde bağlantılıdır. Peki, toplumun düzeni ve bu düzenin sağlanmasındaki kritik faktörler arasında “gerdan sakatat” ne kadar yer tutuyor? Bu kavramın içeriğine ve halkın katılımıyla nasıl bir bağ kurduğuna odaklanalım. İktidar ve Meşruiyetin İlişkisi İktidar, toplumsal düzende egemen olan gücün tanımıdır ve siyasetin en önemli…
Yorum BırakAcAK Sıfat-Fiil Eki: Edebiyatın Derinliklerinde Bir Keşif Dil, sadece anlam taşıyan bir araç olmanın ötesinde, bir dünyayı kurar, şekillendirir. Her kelime, bir düşüncenin, bir duygunun ya da bir anın gücünü yansıtır. Edebiyat ise bu gücü en derin şekilde ortaya koyan bir sahne, insan ruhunun ve toplumların dramatik yolculuklarının anlatıldığı bir alandır. Edebiyatın büyüsü, bir cümlenin ya da bir kelimenin içerdiği anlamın çok daha ötesinde yatar; kelimeler, bir karakterin içsel dünyasında, bir toplumun kolektif hafızasında ya da bir toplumun evriminde etkiler yaratır. Ancak dilin yapılarına inmek, bu gücü daha da derinleştirir. Türkçedeki “AcAK” sıfat-fiil eki de, tıpkı bir yazarın kelimeleriyle yarattığı…
Yorum BırakYetenek Nedir? Antropolojik Bir Bakış Yetenek, evrensel bir kavram gibi görünse de, aslında bulunduğumuz kültürel, toplumsal ve tarihsel bağlama göre şekillenen bir anlam taşır. Bir toplumun, bir bireyin veya bir grubun “yetenek” dediği şey, bazen kişisel bir becerinin ötesine geçer ve daha derin, kültürel, sembolik ve toplumsal yapıları yansıtan bir kavram haline gelir. Yetenek, yalnızca doğuştan gelen bir özellik değil, bir toplumun değerleri, normları ve ritüelleriyle de şekillenen bir olgudur. Peki, yetenek neyi ifade eder? Ve farklı kültürlerde bu kavram nasıl anlam kazanır? Bu yazıda, “yetenek” kavramını antropolojik bir bakış açısıyla, kültürel görelilik, kimlik ve toplumsal yapıların içinde ele alacağız.…
Yorum BırakPorselen Gibi Bir Yüze Sahip Olmak İçin Ne Yapmalı? Sosyolojik Bir Mercekten Derin Bir İnceleme Aynaya baktığımda hep aynı soru beliriyor: “Porselen gibi bir yüze sahip olmak için ne yapmalı?” Bu, yüzeyde yalnızca bir güzellik arayışı gibi görünse de içimde ve çevremde duyduğum, gözlemlediğim tepkiler bir noktada aynı: bu arzu, sadece fiziksel bir hedef değil, bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim sürecinin kesişiminde ortaya çıkan bir toplumsal görüntü sorunsalı. Porselen gibi pürüzsüz, beyaz ve eşit tonlu bir cilt birçok kişi için ideal güzellik kriteri hâline gelmiş durumda. Bu ideal, güç ilişkileri, medya temsilleri ve bireysel deneyimlerle örülü karmaşık bir ağ içinde…
Yorum BırakAmazon’da Şirket Açmadan Satış Yapılır mı? Sosyolojik Bir Bakış Dijitalleşen dünyada iş yapma biçimlerimiz her geçen gün daha da evriliyor. Bir zamanlar yalnızca büyük şirketlerin hakim olduğu pazar yerlerinde, bugün bireyler de kendi işlerini kurarak dünyanın dört bir yanına ürün satabiliyorlar. Amazon, bu anlamda oldukça önemli bir platform haline gelmiş durumda. Ancak “Amazon’da şirket açmadan satış yapılır mı?” sorusu, sadece ticari bir soru olmanın ötesinde, toplumsal yapılar ve bireyler arasındaki etkileşimleri anlamak için de bir fırsat sunuyor. Bu soruyu sormak, yalnızca ekonomik boyutları değil, aynı zamanda toplumsal normlar, eşitsizlik, güç ilişkileri, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler gibi kavramları da içinde…
Yorum BırakGeçmiş Zaman: Edebiyatın Işığında Anıların İzinde Edebiyat, kelimelerle dokunarak zamanın akışına şekil verir; geçmişi bir yansıma olarak sunar, bazen ise zamanın kendisini sorgular. Geçmiş zaman, sadece dilde kullanılan bir dilbilgisel öğe değil, aynı zamanda insanların tarih boyunca kendilerini, dünyayı ve diğer insanları nasıl anladığının bir aracıdır. İnsanlık, geçmiş zaman aracılığıyla anılarını, duygularını ve hikayelerini birbirine aktarır. Bu nedenle, edebiyat sadece geçmişi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda geçmişi bir daha yaşanabilir kılar. Geçmiş zaman, yalnızca “olmuş” olan değil, aynı zamanda “yeniden” anlam kazanan bir zaman dilimidir. Peki, edebiyatın içinde “geçmiş zaman” nasıl şekillenir? Bu yazıda, “geçmiş zaman”ın ne olduğunu, dilde ve edebiyatın…
Yorum BırakGeçirgen Bağırsak Sendromu ve Psikolojik Tespit: İçsel Deneyimlerin Yansımaları Bedenin ve zihnin etkileşimi, insanın en derin sorgulamalarından birini oluşturur. Bazen fiziksel rahatsızlıklar, duygusal dünyamızın bir yansıması haline gelir; bazen de ruhsal çalkantılar, vücudumuzun sağlığını bozan bir sinyal gönderir. Geçirgen bağırsak sendromu (GBS), işte bu karmaşık etkileşimin tipik örneklerinden biridir. Peki, bu sendromu tespit etmek için hangi psikolojik yolları izleriz? Vücudun içsel dengesizliği, zihinsel ve duygusal süreçlerimizle nasıl ilişkilidir? İşte bu yazıda, geçirgen bağırsak sendromunun psikolojik boyutunu, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açılarıyla inceleyeceğiz. Geçirgen Bağırsak Sendromu: Fiziksel ve Psikolojik Bir Bağlantı Geçirgen bağırsak sendromu, sindirim sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanır, ancak…
Yorum BırakGeçer Not: İktidar, Demokrasi ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Siyaset bilimi, toplumların nasıl şekillendiğini, hangi güç ilişkileriyle yönlendirildiğini ve bu düzenin nasıl işlediğini anlamaya yönelik bir yolculuktur. Bu yolculuk, iktidarın, kurumların, ideolojilerin, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlarla ne denli iç içe geçtiğini anlamayı gerektirir. Ancak bu kavramlar yalnızca soyut teoriler olarak kalmaz; toplumsal düzeydeki her hareket, her seçim, her karar bir güç mücadelesinin izlerini taşır. İktidar ilişkilerinin kesiştiği, toplumun hangi prensiplere göre şekillendiğini sorguladığınızda, sorular çoğalır: “İktidar kimde? Hangi kurumlar toplumu şekillendiriyor? Demokrasi ne kadar işliyor ve bu işleyişe yurttaşların katılımı gerçekten ne kadar anlamlı?” Bugün, bu tür soruları…
Yorum Bırak